İstanbul Escort Nisa Eminönü Balıkçı Teknesinde Ağlara Yaslanmış
Gece yarısı Eminönü’nün kalabalık rıhtımı, Boğaz’ın serin esintisiyle sessizleşmişti. Balıkçı tekneleri, hafifçe sallanarak demir atmış, ağlar ve olta iplerinin kokusu havayı dolduruyordu. Nisa, bu eski teknelerden birinin güvertesinde, tuzlu rüzgârın saçlarını okşarken duruyordu. O, İstanbul escort dünyasının en gizemli isimlerinden biriydi; uzun siyah saçları, zeytin yeşili gözleri ve kıvrımlı vücuduyla erkekleri büyüleyen bir kadındı. Eminönü’nün bu unutulmaz köşesinde, bir müşterisiyle randevu ayarlamıştı. Tekne, karanlığın kucağında, sadece ay ışığının soluk parıltısıyla aydınlanıyordu.
Nisa, dar bir elbise giymişti; siyah, ipek gibi kaygan kumaşı vücudunu sarıyor, kalçalarını ve göğüslerini vurguluyordu. Elbisenin sırtı tamamen açıktı, omuzlarından aşağı doğru inen bir kemer gibi. Ayaklarında yüksek topuklu sandaletler, teknenin tahta zemininde tıkır tıkır sesler çıkarıyordu. O, ağlara yaslanmıştı; kalın balık ağları, sırtına değdikçe cildini gıdıklıyordu. Bu pozisyon, onu hem savunmasız hem de baştan çıkarıcı kılıyordu. Rüzgâr, eteğini hafifçe kaldırıyor, bacaklarının pürüzsüz tenini ortaya seriyordu. Nisa, dudaklarını ısırarak bekliyordu. Müşterisi, zengin bir iş adamı olan Kerem, her an gelebilirdi. İstanbul escort olarak, Nisa bu tür gizli buluşmalara alışkındı; ama bu sefer, denizin ortasında, teknenin sallantısında bir heyecan vardı.
Kerem, rıhtımdan yaklaştığında, Nisa onu fark etti. Adam, kırklı yaşlarında, atletik yapılı, koyu renk takım elbisesiyle karanlıkta beliriyordu. Gözleri, Nisa’nın siluetini görünce parladı. “Buradasın,” dedi fısıltıyla, teknenin kenarına atlayarak. Nisa gülümsedi, ağlara yaslanarak vücudunu hafifçe kıvırdı. “Evet, seni bekliyordum. Bu gece, Boğaz’ın sırlarını paylaşacağız.” Kerem yaklaştı, ellerini Nisa’nın beline sardı. Dokunuşu sertti, ama arzulu. Nisa, başını geriye attı, boynunu öpmesine izin verdi. Dudakları, tuzlu tenine değdiğinde, bir ürperti vücudunu sardı.
Teknenin güvertesi dar ve sallantılıydı; her dalga, onları birbirine yaklaştırıyordu. Kerem’in elleri, Nisa’nın elbisesinin sırtından aşağı kaydı, kalçalarını avuçladı. Nisa inledi hafifçe, ağlara daha fazla yaslandı. Ağların ipleri, sırtını çiziyor, acıyı zevkle karıştırıyordu. “Sen bir İstanbul escort değil, bir deniz kızı gibisin,” diye mırıldandı Kerem, elbisesinin fermuarını yavaşça indirerek. Kumaş, Nisa’nın omuzlarından kaydı, göğüslerini ortaya serdi. Göğüs uçları, serin havada sertleşmişti; Kerem’in parmakları onları okşadığında, Nisa’nın nefesi hızlandı.
Nisa, Kerem’i kendine çekti, dudaklarını öptü. Öpücükleri ateşliydi; dilleri birbirine dolanırken, elleri adamın gömleğini açıyordu. Kerem’in göğsü, kaslı ve sıcak, Nisa’nın avuçlarında eriyordu. Tekne sallandıkça, Nisa’nın bacakları açıldı; Kerem’in eli, eteğinin altına kaydı. Parmakları, iç çamaşırının kenarından içeri girdi, ıslaklığını hissetti. “Hazırsın,” dedi Kerem, sesi boğuk. Nisa, ağlara tutunarak doğruldu, Kerem’i yere, tahta güverteye yatırdı. Üstüne çıktı, kalçalarını onun beline sürttü. Kerem’in sertliği, pantolonunun altında belirgindi; Nisa, fermuarını açtı, onu özgür bıraktı.
Gece, onların iniltileriyle doldu. Nisa, Kerem’in üstünde ritmik hareketler yapmaya başladı; teknenin sallantısı, zevklerini artırıyordu. Her dalga, bir itiş gibiydi. Kerem’in elleri, Nisa’nın göğüslerini sıkıca tuttu, meme uçlarını emdi. Nisa’nın saçları, yüzüne dökülüyordu; ter damlaları, ay ışığında parlıyordu. “Daha derin,” diye fısıldadı Nisa, kalçalarını hızlandırarak. Kerem, altından doğruldu, onu ağlara doğru itti. Nisa, sırt üstü yatarken ağlara yaslandı; bacakları havada, Kerem’in girişini bekliyordu. Adam, kendini ona kaptırdı; sert, ritmik darbelerle doldu. Nisa’nın çığlıkları, Boğaz’ın sularına karıştı.
Zevk dalgaları, onları sardı. Nisa’nın tırnakları, Kerem’in sırtını çizdi; Kerem’in nefesi, boynunda sıcak bir fırtına gibiydi. Doruğa ulaştıklarında, tekne bir an durmuş gibi hissettirdi; sonra, yavaşça sallanmaya devam etti. Nisa, Kerem’in kucağında yatarken, gökyüzüne baktı. Yıldızlar, Eminönü’nün ışıklarıyla yarışıyordu. “Bu geceyi unutmayacağım,” dedi Kerem, saçlarını okşayarak. Nisa gülümsedi, İstanbul escort gizemini koruyan bir tebessümle. “Ben de. Ama sırlar, denizin dibinde kalır.”
Ama hikaye burada bitmedi. Kerem, Nisa’yı kucağına aldı, teknenin alt katına indirdi. Dar kamarada, eski battaniyelerin üstünde yeniden başladılar. Nisa, diz çöktü, Kerem’in sertliğini ağzına aldı. Dudakları, yavaşça dolaşıyor, diliyle onu delirtiyordu. Kerem’in elleri saçlarında, ritmi belirtiyordu. Nisa’nın boğazı, onu tamamen kabul etti; ıslak sesler, kamaranın duvarlarında yankılandı. Sonra, Kerem onu sırt üstü yatırdı, bacaklarını omuzlarına aldı. Bu sefer daha vahşiydi; Nisa’nın inlemeleri, teknenin tahtalarını titretiyordu. Vücutları ter içinde, birbirine yapışmış, zevkin doruklarında kayboldular.
Sabahın ilk ışıkları, Boğaz’ı kızıl renge boyadığında, Nisa tekneden indi. Elbisesini düzeltti, saçlarını taradı. Kerem, rıhtımda onu öptü son kez. “Tekrar görüşelim,” dedi. Nisa, göz kırptı. “İstanbul escort Nisa, her zaman hazır.” Eminönü’nün balıkçı teknesi, arkasında bir sır olarak kaldı; ağlar, rüzgârda sallanırken, geceyi hatırlıyordu.
(Kelime sayısı: 728)