X

İstanbul escort Defne Nişantaşı butik otelde pencere kenarında zıplıyor

İstanbul Escort Defne Nişantaşı Butik Otelde Pencere Kenarında Zıplıyor

Gece yarısını geçmişti, Nişantaşı’nın lüks sokakları sessiz bir fısıltıyla doluydu. Butik otelin cam cepheli suitleri, şehrin neon ışıklarını yansıtan birer ayna gibi parlıyordu. Ben, yorgun bir iş adamı olarak, İstanbul’un bu şık semtinde bir mola vermeye karar vermiştim. Otelin resepsiyonunda, gizemli bir gülümsemeyle bana İstanbul escort Defne’nin numarasını vermişlerdi. “O, şehrin en ateşli sırrı,” demişlerdi. Merakım galip geldi ve bir mesaj attım. Dakikalar içinde kapım çaldı.

Defne, kapıyı açtığım anda içimi titreten bir fırtınaydı. Uzun siyah saçları beline kadar iniyor, kırmızı bir elbise vücudunu sarıyor, her kıvrımını ortaya çıkarıyordu. Yeşil gözleri, şehvet dolu bir davetiye gibi bakıyordu. “Merhaba, ben Defne,” dedi yumuşak bir sesle, elini uzatarak. “Seni bekliyordum. Bu gece, unutulmaz olacak.” İstanbul escort olarak tanınıyordu; şehrin elit kesiminin en sevdiği, gizli arzuları gerçeğe dönüştüren kadın. Onunla tanışmak, bir rüyanın kapısını aralamaktı.

Odaya girdiğinde, butik otelin zarif dekorasyonu daha da canlandı. Kristal avizeler loş ışık saçıyor, geniş yatak ipek çarşaflarla kaplıydı. Ama Defne’nin gözleri pencereye kaydı. Nişantaşı’nın kalabalık caddesine bakan o devasa cam, şehrin nabzını hissettiriyordu. “Buradan mı başlayalım?” diye sordu, elbiseyi omzundan kaydırarak. Göğüsleri, dantelli sütyeniyle hafifçe sallandı, meme uçları kumaşın altında sertleşmişti bile. Kalbim hızlandı; bu kadın, sadece bir escort değildi, bir baştan çıkarıcıydı.

Onu pencereye doğru çektim, ellerim beline dolandı. Defne’nin teni ipek gibi yumuşaktı, ama altında yanan bir ateş vardı. Dudaklarımız buluştu; öpücük ıslak ve açgözlüydü. Dilim onun ağzında dans ederken, ellerim kalçalarını sıktı. “Seni istiyorum,” diye fısıldadım kulağına. O da güldü, o derin, tahrik edici kahkahasıyla. “O zaman al beni, ama pencere kenarında. Şehrin gözleri önünde.” Bu teklif beni deli etti. İstanbul escort Defne, riski seven bir kadındı; o camın arkasında, Nişantaşı’nın meraklı bakışları altında sevişmek, adrenalin patlamasıydı.

Elbiseyi tamamen çıkardım, çıplak vücudu ay ışığında parlıyordu. Göğüsleri dolgun ve davetkardı, karın kasları hafifçe gerilmişti. Pantolonumu indirirken, onun eli sikime uzandı. Parmakları ustalıkla sardı, yavaşça sıvazladı. “Ne kadar sertsin,” dedi, gözleri parlayarak. Diz çöktü, pencerenin önünde, ve ağzını açtı. Dudakları etrafını sardı, diliyle daireler çizdi. Emişi o kadar yoğundu ki, inledim yüksek sesle. Camın soğukluğu sırtıma değiyordu, ama Defne’nin sıcaklığı her şeyi unutturuyordu. Boğazına kadar aldı, gözlerime bakarak, tükürükler çenesine akıyordu. Bu İstanbul escort, oral seksin kraliçesiydi; her hareketi bir sanat eseri.

Ayağa kalktım, onu pencereye yasladım. Bacaklarını ayırdım, parmaklarımı vajinasına daldırdım. Islak ve sıcaktı, klitorisi şişmişti. Parmaklarımı içeri sokup çıkardıkça, Defne inledi, kalçalarını kıvırdı. “Daha fazla,” diye yalvardı. Sikimi vajinasına dayadım, yavaşça girdim. Daracıklığı beni sardı, her santimiyle zevk veriyordu. Pencere kenarında, ayakta, onu beceriyordum. Defne’nin elleri cama yapışmış, göğüsleri cama sürtünüyordu. Dışarıda arabalar geçiyor, insanlar yürüyordu; fark etseler mi bilmiyordum, ama bu düşünce bizi daha da azdırıyordu.

Hızlandım, kalçalarım ona çarparken şapırtı sesleri odayı doldurdu. Defne dönüp bana baktı, “Zıpla benim üzerimde,” dedi nefes nefese. Anlamadım önce, ama o bacaklarını belime doladı ve beni yukarı çekti. Pencere pervazına oturdu, ben de onun kucağına bindim gibi. Hayır, tam tersi: O, pencere kenarına yaslanmış, ben ayakta, ama o zıplamaya başladı. Vajinası sikimi yutup çıkarıyordu, kalçalarını yukarı aşağı hareket ettirerek. “Evet, böyle zıpla!” diye emrettim, ellerimle göğüslerini yoğurarak. Meme uçlarını çektim, ısırdım. Defne’nin zıplaması vahşiydi; her inişte sikim derinlere gömülüyor, G-noktasını vuruyordu. İnlemeleri odayı inletiyordu, “Daha sert, sik beni pencerede!”

Ter içinde kalmıştık. Onun zıplamaları hızlandı, vajinası kasılıyordu. Klitorisini ovuşturmaya başladım, parmaklarım ıslaklıkla kayganlaşıyordu. Defne’nin gözleri kapandı, “Geliyorum!” diye haykırdı. Orgazmı şiddetliydi; vücudu titredi, vajinası sikimi sıktı, sıvıları bacaklarıma aktı. Bu beni de uçurdu; içinden çıkmadan boşaldım, sıcak spermlerim onu doldurdu. Pencere buğulanmıştı, dışarıdaki dünya bulanıklaşmıştı.

Yere yığıldık, nefeslerimiz karışıyordu. Defne gülümsedi, “Bu geceyi unutmayacaksın, değil mi?” dedi, parmağıyla göğsümü okşayarak. İstanbul escort Defne, sadece bir sevişme değildi; bir fırtınaydı, Nişantaşı’nın butik otelinde pencere kenarında zıplayan, şehri titreten bir kadın. Sabah olduğunda, o gitmişti, ama hatırası tenimde kalmıştı. İstanbul’un geceleri böyleydi: Tehlikeli, tutkulu ve sonsuz.

(Ama hikaye burada bitmiyordu içimde. Ertesi gece, yine aradım onu. Bu sefer otelin terasında, yıldızların altında. Defne geldiğinde, aynı kırmızı elbise üzerindeydi. “Pencere kenarını özledin mi?” diye sordu muzipçe. Terasta, rüzgar saçlarını savururken, onu kucağıma aldım. Bacaklarını açtı, sikimi tekrar içine aldı. Zıplamaya başladı yine, ama bu sefer gökyüzüne karşı. Göğüsleri sallanıyordu, inlemeleri rüzgara karışıyordu. Ellerim kalçalarını tuttu, onu yukarı aşağı pompaladım. Vajinası yine daracık ve ıslaktı, her zıplayışta klitorisi sürtünüyordu. “Sik beni, daha derin!” diye bağırdı. Hızlandık, terasın korkuluğuna yaslanmış, İstanbul’un ışıkları altında orgazm olduk. Defne’nin zıplaması, bir ritüeldi artık; İstanbul escort olarak, her seferinde beni baştan çıkarıyordu.

Üçüncü buluşmamızda, otelin jakuzisinde. Su köpüklerle doluydu, Defne çıplak vücuduyla suya daldı. Beni yanına çekti, sırtını dönüp kalçalarını bana yasladı. “Zıpla bu sefer suyun içinde,” dedi. Sikimi arkadan soktum, ellerimle göğüslerini tuttum. O zıplamaya başladı, su sıçratarak. Her hareketinde dalgalar oluşuyordu, vajinası sikimi emiyordu. Orgazmı geldiğinde, suyun yüzeyinde titredi, ben de içini doldurdum. Defne, İstanbul escort‘un en iyisiydi; her mekan, her pozisyonla beni esir alıyordu.

Bu macera, haftalarca sürdü. Nişantaşı’nın butik oteli, bizim gizli cennetimiz oldu. Pencere kenarındaki o ilk zıplama, her şeyi başlatmıştı. Defne’nin bedeni, tutkusu, inlemeleri… Hepsi aklımda. İstanbul, onunla daha da büyüleyiciydi.)

(Kelime sayısı: 812)

admin: